Prof. Dr. Şakir Özgür Keşkek: Kansızlık yok diye demir eksikliğini göz ardı etmeyin
Prof. Dr. Şakir Özgür Keşkek: Kansızlık yok diye demir eksikliğini göz ardı etmeyin
Prof. Dr. Şakir Özgür Keşkek, demir eksikliğinin toplumda hâlâ yanlış ve eksik bilindiğine dikkat çekerek, bunun yalnızca kansızlıkla ilişkilendirilmesinin doğru olmadığını söyledi. Kansızlık gelişmeden de demir eksikliği görülebileceğini vurgulayan Keşkek, hemoglobin düzeyi normal olsa bile hücresel düzeyde demir yetersizliğinin bulunabileceğini belirterek, bu durumun göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.
Haber Giriş Tarihi: 27.04.2026 12:59
Haber Güncellenme Tarihi: 27.04.2026 13:30
Kaynak:
Haber Merkezi
Akademik Dahiliye Derneği 2026 Kongre Başkanı ve Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şakir Özgür Keşkek, demir eksikliğinin toplumda hâlâ eksik ve yanlış bilindiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Keşkek, “Demir eksikliği çoğu zaman yalnızca kansızlıkla ilişkilendiriliyor. Oysa bu yaklaşım gerçeği tam olarak yansıtmıyor. Vücutta demir bulunmasına rağmen etkin şekilde kullanılamadığı durumlarda hücreler ihtiyaç duyduğu demire ulaşamıyor ve bu çok sayıda sistemik etkiye yol açmaktadır.” Diye konuştu.
Dünya genelinde yaklaşık 2 milyar insanın demir eksikliği ile yaşadığını ifade eden Keşkek, “Bu en yaygın beslenme eksikliklerinden biridir. Demir eksikliği özellikle gebelerde, gelişme çağındaki çocuk ve ergenlerde, yaşlı bireylerde ve vejetaryen beslenenlerde daha sık görülmektedir. O bakımdan bu gruplarda farkındalığın artırılması gerekiyor.” Sözlerine yer verdi.
Demirin yalnızca kan yapımında değil, aynı zamanda beyin fonksiyonları, kas metabolizması, enerji üretimi ve bağışıklık sistemi için de kritik öneme sahip olduğunu dile getiren Keşkek, eksikliğinde ortaya çıkan belirtilerin çoğu zaman başka nedenlere bağlanarak gözden kaçtığını söylüyor.
Demir eksikliğinin yalnızca fiziksel değil, bilişsel ve psikolojik performansı da olumsuz etkilediğine değinen Prof. Dr. Şakir Özgür Keşkek, “Demir eksikliği; unutkanlık, dikkat eksikliği, depresif ruh hali, motivasyon kaybı, halsizlik, kronik yorgunluk ve iştahsızlık gibi çok geniş bir belirti yelpazesiyle kendini gösterebilmektedir. Bu durumun yalnızca fiziksel değil, bilişsel ve psikolojik performansı da olumsuz etkiliyor.
ERKEN TANI ÖNEMLİ
Demir eksikliği, tüm sistemleri etkileyen multisistemik bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Kardiyovasküler sistemden nörolojik fonksiyonlara kadar geniş bir etki alanı bulunuyor. Bu nedenle erken tanı ve tedavi büyük önem taşımaktadır” dedi.
Tanı sürecinin basit kan testleri ile mümkün olduğunu söyleyen Keşkek, bu tür şikayetleri olan bireylerin mutlaka bir hekime başvurması gerektiğini vurguluyor. Tedavi konusunda ise özellikle iki değerlikli (Fe²⁺) demir preparatlarının emilim açısından daha etkili olduğunu ve tedavide önemli bir yer tuttuğunu ifade ediyor. Ancak tedavinin mutlaka hekim kontrolünde planlanması gerektiğinin altını çiziyor.
Prof. Dr. Şakir Özgür Keşkek, toplum için en önemli mesajın ise net olduğunu belirterek, “Kansızlığım yok demek, demir eksikliğim yok anlamına gelmez. Demir eksikliği, anemi gelişmeden önce tanınmalı ve etkin şekilde tedavi edilmelidir.” Sözlerine ekledi.
DÜNYADA DEMİR EKSİKLİĞİ
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Dünya nüfusunun yüzde 30'undan fazlası demir eksikliği anemisiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekerken, dünya çapındaki yaklaşık 810 Milyon kişide ise demir eksikliği olduğunu belirtiyor. Demir eksikliği, dünyada en sık görülen anemi (kansızlık) nedeni olurken, hamile kadınların yüzde 40’ını ve çocukların yüzde 42’sini etkilemekte.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Prof. Dr. Şakir Özgür Keşkek: Kansızlık yok diye demir eksikliğini göz ardı etmeyin
Prof. Dr. Şakir Özgür Keşkek, demir eksikliğinin toplumda hâlâ yanlış ve eksik bilindiğine dikkat çekerek, bunun yalnızca kansızlıkla ilişkilendirilmesinin doğru olmadığını söyledi. Kansızlık gelişmeden de demir eksikliği görülebileceğini vurgulayan Keşkek, hemoglobin düzeyi normal olsa bile hücresel düzeyde demir yetersizliğinin bulunabileceğini belirterek, bu durumun göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.
Akademik Dahiliye Derneği 2026 Kongre Başkanı ve Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şakir Özgür Keşkek, demir eksikliğinin toplumda hâlâ eksik ve yanlış bilindiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Keşkek, “Demir eksikliği çoğu zaman yalnızca kansızlıkla ilişkilendiriliyor. Oysa bu yaklaşım gerçeği tam olarak yansıtmıyor. Vücutta demir bulunmasına rağmen etkin şekilde kullanılamadığı durumlarda hücreler ihtiyaç duyduğu demire ulaşamıyor ve bu çok sayıda sistemik etkiye yol açmaktadır.” Diye konuştu.
Dünya genelinde yaklaşık 2 milyar insanın demir eksikliği ile yaşadığını ifade eden Keşkek, “Bu en yaygın beslenme eksikliklerinden biridir. Demir eksikliği özellikle gebelerde, gelişme çağındaki çocuk ve ergenlerde, yaşlı bireylerde ve vejetaryen beslenenlerde daha sık görülmektedir. O bakımdan bu gruplarda farkındalığın artırılması gerekiyor.” Sözlerine yer verdi.
Demirin yalnızca kan yapımında değil, aynı zamanda beyin fonksiyonları, kas metabolizması, enerji üretimi ve bağışıklık sistemi için de kritik öneme sahip olduğunu dile getiren Keşkek, eksikliğinde ortaya çıkan belirtilerin çoğu zaman başka nedenlere bağlanarak gözden kaçtığını söylüyor.
Demir eksikliğinin yalnızca fiziksel değil, bilişsel ve psikolojik performansı da olumsuz etkilediğine değinen Prof. Dr. Şakir Özgür Keşkek, “Demir eksikliği; unutkanlık, dikkat eksikliği, depresif ruh hali, motivasyon kaybı, halsizlik, kronik yorgunluk ve iştahsızlık gibi çok geniş bir belirti yelpazesiyle kendini gösterebilmektedir. Bu durumun yalnızca fiziksel değil, bilişsel ve psikolojik performansı da olumsuz etkiliyor.
ERKEN TANI ÖNEMLİ
Demir eksikliği, tüm sistemleri etkileyen multisistemik bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Kardiyovasküler sistemden nörolojik fonksiyonlara kadar geniş bir etki alanı bulunuyor. Bu nedenle erken tanı ve tedavi büyük önem taşımaktadır” dedi.
Tanı sürecinin basit kan testleri ile mümkün olduğunu söyleyen Keşkek, bu tür şikayetleri olan bireylerin mutlaka bir hekime başvurması gerektiğini vurguluyor. Tedavi konusunda ise özellikle iki değerlikli (Fe²⁺) demir preparatlarının emilim açısından daha etkili olduğunu ve tedavide önemli bir yer tuttuğunu ifade ediyor. Ancak tedavinin mutlaka hekim kontrolünde planlanması gerektiğinin altını çiziyor.
Prof. Dr. Şakir Özgür Keşkek, toplum için en önemli mesajın ise net olduğunu belirterek, “Kansızlığım yok demek, demir eksikliğim yok anlamına gelmez. Demir eksikliği, anemi gelişmeden önce tanınmalı ve etkin şekilde tedavi edilmelidir.” Sözlerine ekledi.
DÜNYADA DEMİR EKSİKLİĞİ
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Dünya nüfusunun yüzde 30'undan fazlası demir eksikliği anemisiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekerken, dünya çapındaki yaklaşık 810 Milyon kişide ise demir eksikliği olduğunu belirtiyor. Demir eksikliği, dünyada en sık görülen anemi (kansızlık) nedeni olurken, hamile kadınların yüzde 40’ını ve çocukların yüzde 42’sini etkilemekte.
Kaynak: Haber Merkezi