Adana’da siyasi partiler kentin geleceği için ortak masada buluştu
Adana’da siyasi partiler kentin geleceği için ortak masada buluştu
Adana’da farklı siyasi partilerin il başkanları, Çukurova Gazeteciler Cemiyeti Sosyal Tesisleri’nde bir araya gelerek kentin sosyal, ekonomik ve siyasi sorunlarını masaya yatırdı.
Haber Giriş Tarihi: 27.04.2026 14:37
Haber Güncellenme Tarihi: 27.04.2026 14:39
Kaynak:
BÜLTEN
İYİ Parti, Gelecek Partisi, Anahtar Parti, Deva Parti, Demokrat Parti, Saadet Partisi, Güçlü Parti, Kutlu Parti, Adalet Birlik Parti, Merkez Parti, Bağımsız Türkiye Partisi, Vatan Partisi ve Zafer Partisi Adana İl Başkanları Çukurova Gazeteciler Cemiyeti Sosyal Tesislerinde bir araya gelerek Adana’nın sosyal, ekonomik, siyasi gibi konularını konuştu. Toplantıda Adana’nın mevcut durumu ele alınırken, çözüm önerileri üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Toplantıya katılan Vatan Partisi Adana İl Başkanı Banu Karahan, yaptığı açıklamada Adana’nın geçmişte tarım ve sanayide önemli bir üretim merkezi olduğunu hatırlatarak, kentin bugün ciddi ekonomik ve sosyal sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade etti.
“BİR ZAMANLARIN ÜRETİM MERKEZİ ADANA, BUGÜN KRİZLE MÜCADELE EDİYOR”
Vatan Partisi Adana İl Başkanı Banu Karahan Adana’nın geçmişte tarım ve sanayide önemli bir üretim merkezi olduğunu hatırlatarak, “Adana bugün yalnızca bir şehir değil, Türkiye’nin içine sürüklendiği ekonomik ve sosyal tablonun açık bir yansımasıdır. 1985’li yıllardan günümüze vizyonsuz, çıkarcı yerel yönetimler sayesinde bir zamanlar tarımda ve sanayide üretim merkezi olan Adana, bugün işsizliğin, yoksulluğun ve ekonomik sıkıntılarını içerisine itilmiştir. Adana’nın koca bir köy olması tesadüf değildir. Bu tablo, yıllardır uygulanan ve Türkiye’yi üretimden koparan, dışa bağımlı hale getiren emperyalist ekonomi politikalarının ve yerelde çıkar ilişkilerinin sonucudur. Çiftçi üretim yapamaz hale getirildi, sanayici yüksek maliyetler ve finansman baskısı altında eziliyor, gençler ise geleceksizliğe mahkûm edilmiş durumda. Adana’da artan suç oranları, uyuşturucu batağı ve sosyal çürüme; yalnızca yerel sorunlar değil, emperyalizmin Türkiye’de yarattığı ekonomik yıkımın toplumsal sonuçlarıdır. Yerel yönetimlerde, meclislerde STK’larda, kent konseylerinde köşe başları tutularak çıkar ilişkileri kurulduğu için sistem çıkmaza girmiş durumdadır” şeklinde konuştu.
“ÇİFTÇİ VE ÜRETİCİ YENİDEN MİLLETİN EFENDİSİ OLMALI”
Banu Karahan çiftçilerin üretim yapamaz hale geldiğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Çıkar ilişkilerini yok etmeden ne Adana’mızı, ne Türkiye’mizi kurtaramayız. Bugün Türkiye ekonomisinin temel sorunu, üretim yerine rantın ve finansın egemen kılınmasıdır. Bu model, milletin emeğini değersizleştirmekte ve ülkeyi dış güçlere bağımlı hale getirmektedir. Çözüm açıktır: Üretim ekonomisine geçiş, kamucu planlama ve stratejik sektörlerde milli kontrol şart. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün iki vurgusunu burada belirtmekte fayda görüyorum; Köylü milletin efendisidir. Bize düşen görev köylümüzü, çiftçimizi kambur gören bu sistemi yok etmek, köylüyü, çiftçiyi, üreticiyi yeniden milletin efendisi yapmaktır. Ayrıca, Yüce Atatürk’ün ekonomik bağımsızlık, sanayileşme ve milli üretim konusunda vizyonunu ortaya koyduğu “Her fabrika bir kaledir” sözü de önemlidir. Bu söz, fabrikaların sadece üretim yeri değil, ülkenin iktisadi özgürlüğünü savunan birer savunma mekanizması, istihdam kaynağı ve modernleşme adımı olduğunu ifade eder.”
“TÜRKİYE’NİN İHTİYACI BİLİMSEL VE ÜRETİM ODAKLI EĞİTİM”
Türkiye’nin ihtiyacının bilimsel, milli ve üretim odaklı bir eğitim sistemi olduğunu belirten Başkan Karahan, “Tam bağımsız Türkiye’nin önünü açan Cumhuriyet değerlerimizin, aydınlanma devrimimizin, ulus devlet bilincimizin ortadan kaldırılması için eğitim sisteminin içi maalesef boşaltılmıştır. Niteliksizleşen eğitim, gençliği üretimden koparmakta ve işsizliğe sürüklemektedir. Oysa Türkiye’nin ihtiyacı olan; bilimsel, milli ve üretim odaklı bir eğitim sistemidir. Bugün niteliksiz üniversitelerden mezun işsizler ordusu ile karşı karşıyayız. Oysa ki ülkemizin ara eleman ihtiyacı üniversite mezunlarının önüne geçmiştir. Geçmişin sanat okulları, meslek okulları bugünün üniversitelerinden çok daha kaliteli teknik eleman ve zanaatkarlar yetişmesini sağlamaktaydı. İvedi şekilde eğitim sisteminin Türkiye’nin ihtiyaçları doğrultusunda düzenlenmesi ve niteliksiz eğitim kurumlarının gerekirse kapatılması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Adana’da siyasi partiler kentin geleceği için ortak masada buluştu
Adana’da farklı siyasi partilerin il başkanları, Çukurova Gazeteciler Cemiyeti Sosyal Tesisleri’nde bir araya gelerek kentin sosyal, ekonomik ve siyasi sorunlarını masaya yatırdı.
İYİ Parti, Gelecek Partisi, Anahtar Parti, Deva Parti, Demokrat Parti, Saadet Partisi, Güçlü Parti, Kutlu Parti, Adalet Birlik Parti, Merkez Parti, Bağımsız Türkiye Partisi, Vatan Partisi ve Zafer Partisi Adana İl Başkanları Çukurova Gazeteciler Cemiyeti Sosyal Tesislerinde bir araya gelerek Adana’nın sosyal, ekonomik, siyasi gibi konularını konuştu. Toplantıda Adana’nın mevcut durumu ele alınırken, çözüm önerileri üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Toplantıya katılan Vatan Partisi Adana İl Başkanı Banu Karahan, yaptığı açıklamada Adana’nın geçmişte tarım ve sanayide önemli bir üretim merkezi olduğunu hatırlatarak, kentin bugün ciddi ekonomik ve sosyal sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade etti.
“BİR ZAMANLARIN ÜRETİM MERKEZİ ADANA, BUGÜN KRİZLE MÜCADELE EDİYOR”
Vatan Partisi Adana İl Başkanı Banu Karahan Adana’nın geçmişte tarım ve sanayide önemli bir üretim merkezi olduğunu hatırlatarak, “Adana bugün yalnızca bir şehir değil, Türkiye’nin içine sürüklendiği ekonomik ve sosyal tablonun açık bir yansımasıdır. 1985’li yıllardan günümüze vizyonsuz, çıkarcı yerel yönetimler sayesinde bir zamanlar tarımda ve sanayide üretim merkezi olan Adana, bugün işsizliğin, yoksulluğun ve ekonomik sıkıntılarını içerisine itilmiştir. Adana’nın koca bir köy olması tesadüf değildir. Bu tablo, yıllardır uygulanan ve Türkiye’yi üretimden koparan, dışa bağımlı hale getiren emperyalist ekonomi politikalarının ve yerelde çıkar ilişkilerinin sonucudur. Çiftçi üretim yapamaz hale getirildi, sanayici yüksek maliyetler ve finansman baskısı altında eziliyor, gençler ise geleceksizliğe mahkûm edilmiş durumda. Adana’da artan suç oranları, uyuşturucu batağı ve sosyal çürüme; yalnızca yerel sorunlar değil, emperyalizmin Türkiye’de yarattığı ekonomik yıkımın toplumsal sonuçlarıdır. Yerel yönetimlerde, meclislerde STK’larda, kent konseylerinde köşe başları tutularak çıkar ilişkileri kurulduğu için sistem çıkmaza girmiş durumdadır” şeklinde konuştu.
“ÇİFTÇİ VE ÜRETİCİ YENİDEN MİLLETİN EFENDİSİ OLMALI”
Banu Karahan çiftçilerin üretim yapamaz hale geldiğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Çıkar ilişkilerini yok etmeden ne Adana’mızı, ne Türkiye’mizi kurtaramayız. Bugün Türkiye ekonomisinin temel sorunu, üretim yerine rantın ve finansın egemen kılınmasıdır. Bu model, milletin emeğini değersizleştirmekte ve ülkeyi dış güçlere bağımlı hale getirmektedir. Çözüm açıktır: Üretim ekonomisine geçiş, kamucu planlama ve stratejik sektörlerde milli kontrol şart. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün iki vurgusunu burada belirtmekte fayda görüyorum; Köylü milletin efendisidir. Bize düşen görev köylümüzü, çiftçimizi kambur gören bu sistemi yok etmek, köylüyü, çiftçiyi, üreticiyi yeniden milletin efendisi yapmaktır. Ayrıca, Yüce Atatürk’ün ekonomik bağımsızlık, sanayileşme ve milli üretim konusunda vizyonunu ortaya koyduğu “Her fabrika bir kaledir” sözü de önemlidir. Bu söz, fabrikaların sadece üretim yeri değil, ülkenin iktisadi özgürlüğünü savunan birer savunma mekanizması, istihdam kaynağı ve modernleşme adımı olduğunu ifade eder.”
“TÜRKİYE’NİN İHTİYACI BİLİMSEL VE ÜRETİM ODAKLI EĞİTİM”
Türkiye’nin ihtiyacının bilimsel, milli ve üretim odaklı bir eğitim sistemi olduğunu belirten Başkan Karahan, “Tam bağımsız Türkiye’nin önünü açan Cumhuriyet değerlerimizin, aydınlanma devrimimizin, ulus devlet bilincimizin ortadan kaldırılması için eğitim sisteminin içi maalesef boşaltılmıştır. Niteliksizleşen eğitim, gençliği üretimden koparmakta ve işsizliğe sürüklemektedir. Oysa Türkiye’nin ihtiyacı olan; bilimsel, milli ve üretim odaklı bir eğitim sistemidir. Bugün niteliksiz üniversitelerden mezun işsizler ordusu ile karşı karşıyayız. Oysa ki ülkemizin ara eleman ihtiyacı üniversite mezunlarının önüne geçmiştir. Geçmişin sanat okulları, meslek okulları bugünün üniversitelerinden çok daha kaliteli teknik eleman ve zanaatkarlar yetişmesini sağlamaktaydı. İvedi şekilde eğitim sisteminin Türkiye’nin ihtiyaçları doğrultusunda düzenlenmesi ve niteliksiz eğitim kurumlarının gerekirse kapatılması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.
Kaynak: BÜLTEN