#Gıda Güvenliği

İLKHABER-Gazetesi - Gıda Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gıda Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kozan'da gururlandıran başarı: AB onaylı tesis sertifikasını yenilemeyi başardı Haber

Kozan'da gururlandıran başarı: AB onaylı tesis sertifikasını yenilemeyi başardı

Adana'nın Kozan ilçesinde faaliyet gösteren Yağız Süt Hayvancılık İşletmesi, hayvan sağlığı ve gıda güvenliği alanındaki yüksek standartlarını bir kez daha tescilledi. Yapılan inceleme ve değerlendirmelerin ardından işletmenin Hastalıktan Ari İşletme Sertifikası yenilenirken, belge düzenlenen ziyaret kapsamında işletme yetkililerine teslim edildi. Kozan Kaymakamı Bahattin Alp Arslanköylü, Kozan İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mutlu Karataş ile teknik personellerin katılımıyla gerçekleştirilen ziyarette işletmede yürütülen çalışmalar da yerinde incelendi. Hayvan refahı, biyogüvenlik uygulamaları ve sürü sağlığına yönelik faaliyetler hakkında bilgi alınırken, sertifika yenileme sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Gerçekleştirilen kontroller kapsamında gerekli numune alma ve laboratuvar süreçlerinin başarıyla tamamlandığı belirtilirken, işletmenin hastalıklardan ari statüsünü koruduğu ifade edildi. Bu kapsamda yenilenen sertifika, işletmenin hayvan sağlığı ve üretim standartlarını sürdürülebilir şekilde yerine getirdiğini bir kez daha ortaya koydu. Öte yandan Avrupa Birliği onaylı süt çiftliği statüsüne de sahip olan işletmenin, süt üretiminde kalite, hijyen, izlenebilirlik ve gıda güvenliği kriterlerini eksiksiz uygulayarak üretimini sürdürdüğü kaydedildi. Uzmanlar, hastalıktan ari işletmelerin hem hayvancılık sektörünün gelişimi hem de tüketicilere güvenilir gıda sunulması açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. Kozan İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mutlu Karataş, sağlıklı hayvan varlığının kaliteli ve güvenilir gıda üretiminin temelini oluşturduğunu belirterek, "Hastalıktan ari işletmeler, hayvan hastalıklarıyla mücadelede önemli bir rol üstlenirken aynı zamanda halk sağlığının korunmasına da katkı sağlıyor. İlçemizde bu standartları başarıyla uygulayan işletmelerimizin sayısının artmasını önemsiyoruz. Üreticilerimizin bilinçli ve sürdürülebilir üretim anlayışıyla hareket etmesi, hem sektörün gelişimine hem de tüketicilerin güvenilir gıdaya erişimine önemli katkılar sunacaktır" dedi.

Gıda güvenliğinde seviye yükseliyor: HACCP eğitimiyle sahaya hazırlık Haber

Gıda güvenliğinde seviye yükseliyor: HACCP eğitimiyle sahaya hazırlık

Mersin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2026 yılı Hizmet İçi Eğitim Programı kapsamında düzenlenen “HACCP Tetkik Eğitimi” başarıyla tamamlandı. İl Müdürlüğü bünyesinde gerçekleştirilen eğitimle, gıda kontrol ekiplerinin denetim süreçlerindeki bilgi ve uygulama kapasitesinin daha da güçlendirilmesi hedeflendi. Gıda Mühendisi Emir Geylani rehberliğinde süren programa, 36 gıda kontrol görevlisi katıldı. Eğitim boyunca katılımcılar, gıda güvenliği denetimlerinde teorik bilgilerini sahadan edinilen deneyimlerle pekiştirme imkânı buldu. Programda; 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu, HACCP (Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları) planlarının incelenmesi, masa başı denetim senaryoları, vaka çalışmaları, saha tetkik teknikleri ile uygunsuzlukların tespiti ve resmi raporlama usulleri ele alındı. Teorik anlatımlar, uygulamalı çalışmalar, vaka analizleri ve teknik saha gezileriyle desteklenerek eğitim süreci tamamlandı. Mersin İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Karadağ ise, gıda güvenliğinin toplum sağlığı açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, “Gıda denetimlerinde görev alan ekiplerimizin mesleki bilgi ve uygulama kabiliyetini sürekli geliştirmek önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu tür eğitimlerle, sahadaki etkinliğimizi artırırken vatandaşlarımızın güvenilir gıdaya erişimini teminat altına almayı amaçlıyoruz. Halk sağlığını korumak ve denetim standartlarımızı en üst seviyede sürdürmek için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Barut: Çiftçi traktörün kontağını çeviremez durumda Haber

Barut: Çiftçi traktörün kontağını çeviremez durumda

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Meclis Genel Kurulu’nda İYİ Parti’nin grup önerisi üzerine CHP Grubu adına söz alarak, gıda güvenliği ve gıda egemenliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tarımsal üretimde maliyet artışlarına dikkat çeken Barut, 2026 yılının ciddi riskler barındırdığı açıkladı. “MAZOT VE GÜBRE FİYATLARI ÇİFTÇİYİ ÜRETİMDEN KOPARIYOR” Ayhan Barut, "2026 yılı gıda güvenliğimiz ve gıda egemenliğimiz açısından çok risk altındadır. Çünkü tarımsal üretimin en önemli temel girdilerinden olan mazotun litresi 80 liraya, gübrenin tonu da 35 bin liraya dayanmıştır. Bu fiyatlarla ekim, dikim yapmak mümkün değildir. Bu fiyatlarla ekim yapmak değil, çiftçi, traktörünün kontağını dahi çeviremez durumdadır; aynı zamanda, gübre de altınla eşdeğer olmuş, gübrenin gramını dahi tarlasına atamaz durumdadır" ifadelerini kullandı. “ÇİFTÇİ GÜBRE VE MAZOT KRİZİNİN YÜKÜNÜ TAŞIYOR” Tarımsal üretimde gübre kullanımının önemine değinen Barut, "Gübre kullanmakla üründe kalite artar, rekolte artar. Üründe gübre kullanmayınca yüzde 20 ila yüzde 80 arasında rekolte kaybı olacaktır. İşte, bu nedenle diyoruz ki: 2026 yılında gıda egemenliğimiz tehlike altındadır. Türkiye'de çiftçimizin kullanmış olduğu gübre yılda 6,5 milyon tondur ve mazot da 3 milyar litredir. Bunların da tamamı gübrenin yüzde 90'ı, mazotun da tamamı dışa bağımlıdır. Peki, neden dışa bağımlıyız? Çünkü bir zamanlar gübre fabrikaları vardı, kamuya ait, devlete ait; İGSAŞ vardı, TÜGSAŞ vardı, Kütahya, Samsun gübre fabrikaları vardı. Bunlar ne oldu şimdi? Ya özelleştirildi, ya kapatıldı. Bu krize Hürmüz Boğazı'ndaki yaşanan savaşın etkisi de eklenince maalesef çiftçinin mazot ve gübredeki sıkıntısı çok daha arttı ve savaşın şu anda en ağır faturasını da maalesef çiftçimiz ödemektedir. Bu nedenle, çiftçilerimiz bu söylediğim nedenlerden dolayı yabancıların eline ya da özel sektörün eline terk edilmiş durumdadır” şeklinde konuştu. “ÇİFTÇİYİ DESTEKLERSENİZ TÜKETİCİYİ DE DESTEKLEMİŞ OLURSUNUZ” Gübre ve mazot başta olmak üzere tarımsal üretim maliyetlerindeki fiyat artışa değinen Barut, şunları söyledi: "Gelin, Çukurova'ya davet ediyorum, gübre var mı, yok mu değerli arkadaşlar, bir görelim. Olan da gübreyi maalesef şu anda stoklamış ve satmıyor. Tam ekim, dikim dönemi ama çiftçi şu anda perişan değerli arkadaşlar. Yapılması gereken çok basit, tıpkı İspanya'nın yaptığı gibi çiftçiyi ve tarımı koruyacak adımlar atılmalıdır. Mazottaki ve gübredeki ÖTV, KDV kaldırılmalıdır. Eğer bu destekler de yetmiyorsa bunlara ek destek verilmelidir. Tarımı hor görenler değerli arkadaşlar, yarını zor görür. Çiftçiyi desteklerseniz tüketiciyi de desteklemiş olursunuz."

Eğitim ve öğretim yılının ilk yarısında 23 bin 227 okul kantini denetlendi Haber

Eğitim ve öğretim yılının ilk yarısında 23 bin 227 okul kantini denetlendi

Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğünün NSosyal hesabından eğitim-öğretim yılının ilk döneminde okul kantini denetimlerine ilişkin paylaşım yapıldı. Öğrencilerin güvenilir gıdaya erişimi için çalışmaların kararlılıkla sürdüğü belirtilen paylaşımda, öğrencilerin gıda güvenilirliği ile gıda israfı ve kayıpları konularında bilinçlendirilmesine yönelik 2018'den bu yana okullarda eğitimler verildiği aktarıldı. Paylaşımda, 2025'te düzenlenen 2 bin 136 eğitim kapsamında 191 bin 879 öğrenciye eğitim verildiğini bildirildi. Denetimlerde 178 idari yaptırım uygulandı Okullar, yaz okulları, kurslar ve kamplarda bulunan kantinlerin, 2011'den beri her eğitim döneminde en az iki kez il tarım ve orman müdürlükleri görevlileri tarafından denetlendiğinin altı çizilen paylaşımda, şunlar kaydedildi: "2024-2025 eğitim-öğretim yılında, ülke genelinde okul kantinlerinde gerçekleştirilen 45 bin 250 denetim sonucunda, mevzuata aykırılık tespit edilen işletmelere 253 idari yaptırım uygulanmıştır. 2025-2026 eğitim-öğretim yılının ilk döneminde de 23 bin 227 denetim gerçekleştirilmiş, gıda güvenilirliğini riske atan hususlara yönelik 178 idari yaptırım uygulanarak gerekli tedbirler alınmıştır. Geleceğimiz olan çocuklarımız için gıda güvenilirliğinde sıfır tolerans ilkesiyle çalışmalarımız devam etmektedir."

Ebeveynlere uyarı: Nestle, 50'den fazla ülkede bebek mamalarını raflardan çekiyor Haber

Ebeveynlere uyarı: Nestle, 50'den fazla ülkede bebek mamalarını raflardan çekiyor

KitKat ve Nescafe üreticisi de olan Nestle, bebek maması ürünlerinin belirli partileri hakkında sağlık uyarıları yayımladı. Dünya çapında satılan bu ürünlerin, bebeklere verilmesinin güvenli olmadığı belirtilen uyarılarda, ürünlerde tüketildiğinde bebeklerde kusma ve ishale neden olabilecek toksin (cereulide) bulunabileceği kaydedildi. Söz konusu ürünlerle ilişkili herhangi bir hastalık vakası bildirilmezken, gıda şirketi 50'den fazla ülkede "tedbir" amacıyla ürünleri geri çağırdığını açıkladı. Nestle, ebeveynleri "belirli partilere ait ürünleri kullanmayı bırakıp mağazalara iade etmeleri" konusunda uyarırken, Çin ve Avustralya gibi bazı ülkelerde kontamine olma ihtimali bulunan bebek mamaları hakkında sağlık uyarıları yayımladı. Etkilenen ürünler arasında tanınmış Beba markasının yanı sıra Alfamino gibi özel ürünler de bulunuyor. Türkiye, İngiltere, Avusturya ve Almanya da söz konusu ürünlerin geri çağrıldığı ülkeler arasında yer aldı. ABD veya Kanada için henüz herhangi bir geri çağırma yapılmaması dikkati çekti. TÜKETİCİ ÖRGÜTÜ NESTLE'Yİ ELEŞTİRDİ Almanya’da Tüketici Koruma Örgütü Foodwatch, Nestle’yi “sorumsuzca” hareket etmekle suçladı. Foodwatch’dan yapılan açıklamada, Nestle’nin en azından Aralık 2025'in başından beri bebek maması ürünlerindeki kontaminasyonun farkında olduğu savunuldu. “Skandal” ile ilgili birçok sorunun cevapsız kaldığı belirtilen açıklamada, Nestle’den “tam şeffaflık” talep edildi. Açıklamada, kontaminasyonun ne zaman başladığı ve hangi üretim tesislerinin etkilendiği gibi soruların cevapsız kaldığı vurgulanarak, “Fransa da dahil olmak üzere, diğer Avrupa ülkeleri, aynı toksin cereulide kontaminasyonu nedeniyle haftalar önce Nestle bebek mamalarını geri çağırmıştı. Foodwatch, Nestle'nin neden ancak ocak ayı başında Almanya'da kamuya açık bir geri çağırma başlattığı tamamen anlaşılmaz buluyor.” ifadeleri yer aldı. Foodwatch, yaklaşık 60 ülke ve 10’dan fazla Nestle fabrikasından 800'den fazla ürünün geri çağırmadan etkilendiğini tahmin ediyor. Örgüt, Nestle ve ilgili makamların bazı durumlarda sorunlar hakkında bilgilendirilmeden önce haftalarca beklediğini iddia etti. Foodwatch yöneticilerinden Alina Nitsche, konuya ilişkin değerlendirmesinde, her gıda skandalında tüketicilerin çok geç ve yetersiz şekilde bilgilendirildiklerini belirterek, şunları kaydetti: "Sorumlu şirketler, neredeyse hiçbir sonuçla karşılaşmıyor. Şirketler ve gıda güvenliği yetkilileri için açık bilgi verme yükümlülüğü gereklidir. Ciddi ihlallerde, yaptırımlar ve para cezaları şirketlere finansal olarak gerçekten zarar vermelidir. Şimdiye kadar gıda şirketleri çoğu zaman cezasız kalıyor veya küçük uyarılar ve nispeten düşük para cezaları ile kurtuluyorlar."

Depolanan gıdaların tüketilebilirliği denetim altında Haber

Depolanan gıdaların tüketilebilirliği denetim altında

Halk sağlığının korunması ve güvenilir gıdaya erişimin sağlanması amacıyla Osmaniye İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından gıda depolarına yönelik denetimler artırıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yetki ve sorumlulukları çerçevesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, il genelinde depo faaliyeti gösteren işletmeler titizlikle denetleniyor. 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında gerçekleştirilen denetimlerde, depolanan ürünlerin son tüketim tarihleri, uygun muhafaza koşulları, izlenebilirlik durumu, bozulma ve bulaşma riskleri ile hijyen gereklilikleri detaylı şekilde inceleniyor. Gıda güvenliğini tehlikeye düşürebilecek unsurların önüne geçilmesi amacıyla mevzuata aykırı durumlara ise gerekli idari yaptırımlar uygulanıyor. Osmaniye İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bünyesinde görev yapan gıda kontrol görevlileri, il genelinde 7 gün 24 saat esasına göre denetim faaliyetlerini sürdürüyor. Yapılan kontrollerle hem tüketicinin korunması hem de işletmelerde güvenilir depolama ve gıda güvenliği bilincinin artırılması hedefleniyor. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Osmaniye İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Kolabaş, şu ifadeleri kullandı: “Bakanlığımız yetkisi kapsamında 5996 sayılı yasa gereğince, Osmaniye İl Tarım ve Orman Müdürlüğü görevlilerimiz tarafından ilimizde depo faaliyeti gösteren işletmelerde depolanan ürünlerin son tüketim tarihi, muhafaza koşulları, izlenebilirlik, bozulma ve bulaşma riskleri ile hijyen gereklilikleri konusunda denetimlere ağırlık verilmiştir. Gıda kontrol görevlilerimiz il genelinde 7/24 esasıyla çalışmalarını sürdürmektedir. ‘Güvenilir Gıda, Sağlıklı Nesiller’ sloganıyla Bakanlığımızın belirlediği hedefler doğrultusunda denetimlerimiz kararlılıkla devam etmektedir.”

Gıda güvenliği tehlikede: Tarlalar çöplüğe dönüyor Haber

Gıda güvenliği tehlikede: Tarlalar çöplüğe dönüyor

Türkiye’nin birçok bölgesinde verimli tarım arazilerinin kenarlarına kontrolsüz biçimde inşaat molozu ve evsel atık dökülmesi hem toprağın yapısını bozuyor hem de gıda güvenliğini tehdit ediyor. Tarım alanlarının verimliliğini tehlikeye atan bu durum, çevresel tahribatın yanı sıra uzun vadede ekonomik kayıplara da yol açıyor. Uzmanlara göre, özellikle büyükşehirlerin çevresindeki tarım arazileri, şehirleşme baskısı ve atık sorunu nedeniyle giderek daralıyor. İnşaat faaliyetlerinden çıkan hafriyat toprağı, molozlar ve atık inşaat malzemeleri, tarım topraklarının geçirgenliğini azaltarak bitkilerin kök gelişimini engelliyor. Evsel atıkların kontrolsüz bir şekilde bırakılması ise hem yer altı sularını kirletiyor hem de toprağa zararlı kimyasalların karışmasına neden oluyor. Çiftçiler, yıllardır verim aldıkları tarlaların kısa sürede çoraklaştığını belirterek yetkililerden denetimlerin artırılmasını istiyor. Sulama kanalları çevresine bırakılan atıklar ise hem tarımsal üretimi hem de su kaynaklarını tehdit ediyor. Çevre Uzmanı Oğuz Şahin, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Tarım arazilerinin kenarlarına bırakılan inşaat ve evsel atıklar, yalnızca estetik bir kirlilik yaratmıyor, toprağın yapısını geri dönülmez biçimde bozuyor. Bu atıklar, topraktaki mikroorganizma dengesini yok ederek verimi düşürüyor, aynı zamanda tarım ürünlerinde ağır metal birikimi riskini artırıyor. Sürdürülebilir tarım için, yerel yönetimlerin atık yönetimi politikalarını güçlendirmesi ve bu alanları koruma altına alması hayati önem taşıyor.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.