63 Kişinin hayatını kaybettiği Tutar Yapı Sitesi davasında gerekçeli karar açıklandı

Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi, 6 Şubat depremlerinde yıkılarak 63 kişinin yaşamını yitirdiği Tutar Yapı Sitesi C Blok davasında sanıklara verilen 15’er yıl hapis cezasının gerekçeli kararını açıkladı. Kararda, zemin kattaki dairede yaptırılan tadilatlar ve teknik uygulama sorumlusunun eylemlerinin yıkıma yol açtığı belirtildi.

Haber Giriş Tarihi: 04.01.2026 15:20
Haber Güncellenme Tarihi: 04.01.2026 15:20
Kaynak: Haber Merkezi
63 Kişinin hayatını kaybettiği Tutar Yapı Sitesi davasında gerekçeli karar açıklandı

6 Şubat depremlerinde Adana'nın Çukurova ilçesi Yurt Mahallesi'ndeki Tutar Yapı Sitesi'nin C blokunun yıkılması sonucu 63 kişi hayatını kaybetti, 12 kişi yaralanmıştı. Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında, C Blok’un zemin katındaki dairede tadilat yaptıran sanıklar Bekir ve Osman Baloğlu ile teknik uygulama sorumlusu inşaat mühendisi Cüneyt Akkaya, “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 15’er yıl hapis cezasına çarptırıldı; tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. 131 sayfalık gerekçeli kararda, sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları ile bilirkişi raporları ayrıntılı şekilde değerlendirildi. Kararda, Akkaya’nın teknik uygulama sorumlusu olarak 1975 tarihli yönetmeliğe aykırı hareket ettiği, her iki bilirkişi raporunda da “asli kusurlu” olduğunun vurgulandığı, yapıdaki imalat kusurlarını durdurmamasına rağmen “kusurum yok” savunmasının kabul edilmediği kaydedildi.

“ZEMİN KAT İŞ YERİ VE BİRİNCİ KAT MESKEN DÜZENLEMELERİ YIKIMA SEBEP OLDU”

Sanıklar Osman Baloğlu ve Bekir Baloğlu yönünden yapılan değerlendirmede, "16 Haziran 2020 tarihli gayrimenkul değerleme raporunda zemin katta konumlu iş yem birinci katta konumlu mesken nitelikli taşınmazların onaylı mimari projesine göre yeri, blok, kat ve kattaki konumu bakımından uyumlu olduğunu, projesine aykırı olarak biri katta konumlu mesken olarak kullanılabilecek projelendirilmiş olan birinci bağımsız taşınmazın halihazırda tek hacim olarak inşa edildiğinin ve zemin katta konumlu iş yer kullanılabilecek şekilde düzenlendiğinin belirtildiği, 14 Aralık 2021 tarihli gayrimenkul değerleme raporunda ise mahallinde yapılan incelemelerde ise antre, mutfak, salon ve güney cephede yer alan balkon hacimleri ara duvarlar kaldırılarak tek hacim haline getirildiği, çocuk odası, iki adet balkon, yatak odası ve iklimlendirme hacimleri birleştirilerek tek hacim haline getirildiği, hol ve banyo hacimleri yerinde ise merdiven kovası inşa edilerek zemin katta bulunan iş yeri bağlantısı olarak kullanıldığının tespit edildiği, sanık Osman Baloğlu tarafından 28 Ocak 2020 tarihinde Çukurova Belediyesin basit tadilat ruhsatı başvurusunda bulunulduğu gözetildiğinde dosya arasına aldırılan değerleme raporları, tapu kayıtları ve sanıkların soruşturma aşamasındaki beyanları ve tanıkların aşamalardaki istikrarlı beyanları dikkate alındığında zemin kattaki dükkan ile birinci katta bulunan mesken nitelikli taşınmazın sanıklar Bekir Baloğlu ve Osman Baloğlu tarafından satın alındıktan sonraki süreçte gerçekleştirildiği, gayrimenkul değerleme raporlarında ve katılan beyanlarından anlaşılacağı üzere bina yapısında yap değişikliklerin yıkıma sebebiyet verdiği tespit edildiğinden, sanıklar Bekir Baloğlu ve Osman Baloğlu'nun sorumlu tutulması gerektiği değerlendirilmiştir” ifadelerine yer verildi.

GEREKÇELİ KARARDA ORTAK EYLEM VE SORUMLULUK NETLEŞTİRİLDİ

Gerekçeli kararda şu değerlendirmelere yer verildi: "Sanıklar Bekir Baloğlu ve Osman Baloğlu yönünden tapu kayıtlarının sanık Osman adına olması nedeniyle sanık Bekir Baloğlu'nun yapılan değişikliklerden sorumlu tutulamayacağı şekildeki değerlendirmeler ise mahkememizce kabul edilmemiştir. Zira sanık Bekir Baloğlu'nun soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısına ve Sulh Ceza Hakimliğinde vermiş olduğu beyanlarda oğlu Osman Baloğlu ile beraber hareket ederek basit değişiklikler yaptığını açıkça belirtmiştir. Daha sonra yargılamanın ilerleyen aşamalarında ise sorumluluktan kurtulmak amacıyla kendisinin tapu kaydında sorumlu olmadığını ve oğlunun yanında bulunmaktan başka bir kusurunun olmadığı yönünde beyanda bulunmuştur. Soruşturma aşamasındaki beyanları dikkate alındığında sanık Bekir Baloğlu ile oğlu olan Osman Baloğlu'nun birlikte hareket ettikleri kendi beyanlarından da anlaşılacağı üzere sabittir."

MAHKEME, SANIKLARIN EYLEMLERİNİ “BİLİNÇLİ TAKSİR” KAPSAMINDA DEĞERLENDİRDİ

Kararda, müştekiler ve avukatları tarafından sanıkların eylemlerinin "olası kastla kasten öldürme" kapsamında değerlendirilmesi yönündeki taleplerin reddedildiği, sanıkların eylemlerinin ise "bilinçli taksir" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığı belirtildi.

Edinilen bilgiye göre taraflar, konuyu istinaf mahkemesine taşıyacak.

Kaynak: Haber Merkezi

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.