Barut: Tarım alanları ve doğa talan edilmemeli

CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda görüşülen kanun teklifine ilişkin yaptığı konuşmada, tarım sektöründeki sorunların derinleştiğini belirterek üretim maliyetlerinin artışı ve gıda egemenliğinin risk altında olduğuna dikkat çekti.

Haber Giriş Tarihi: 26.03.2026 12:57
Haber Güncellenme Tarihi: 26.03.2026 13:02
Kaynak: BÜLTEN
Barut: Tarım alanları ve doğa talan edilmemeli

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, komisyonda görüşülmeye başlanan “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” kapsamında söz alarak değerlendirmelerde bulundu. Barut, ülke tarımı ve çiftçisinin zor günler geçirdiğini belirterek, mazottan gübreye üretim maliyetlerinin hızla arttığını ve gıda egemenliğinin risk altında olduğunu ifade etti.

“ÇİFTÇİNİN SORUNLARI HER GEÇEN GÜN BÜYÜYOR”

Ayhan Barut, "Maalesef ülke tarımı ve çiftçisi kan ağlıyor. Halkımız ise uyguna tüketemediği için feryat figan ediyor. Ne acıdır ki, tarım ve çiftçilerin sorunları çözülmediği gibi her geçen gün daha da büyüyor. Dolayısıyla halkımızın da çilesi sürüyor. Bugün burada gönül isterdi ki, hem bitkisel hem hayvansal üretimde derinleşen sorunları konuşalım. Ancak iktidar hiç oralı olmuyor. Kulağının üstüne yatıyor, gözünü kapatıyor. Dilleri de lâl olmuş durumda. Sesini duyurmaya çalışan, halini anlatan, çare arayan herkesi de sindirmenin, susturmanın ve bastırmanın derdine düşmüşler" diye ifade etti.

“YÜKSEK MALİYETLERLE ÇİFTÇİ NASIL ÜRETECEK?”

Artık ülkede çiftçisinden esnafına, emeklisinden işçisine kimse halinden memnun olmadığını belirterek, "Bu memleket bizim, gidecek bir yerimiz yok başka. Bu yangını söndürmek, halkımızın yüzünü güldürmek zorundayız. Çiftçi yoksa kriz olur. Üretmezse açlık büyür. Gelin söylediklerime kulak verin! Tarımda yangın artarak sürüyor. İran'a yönelik ABD ve İsrail'in emperyalist-siyonist saldırıları bu krizi daha da büyütüyor. Hürmüz Boğazı'ndan kaynaklı mazottan gübreye büyüyen kriz, ülkemiz tarımını, üreticilerini ve ekonomisini darboğaza sürüklerken ülkemizin gıda egemenliği riske giriyor, halkımız ise açlık ve kıtlık tehdidiyle karşı karşıya. Ülkemizde iklim ve kuraklık krizi, zirai dondan doluya, su taşkınlarından sıcaklık afetlerine kadar birçok sorun çiftçi ve tarımı zaten vurdu. Çiftçi sahipsiz kaldı, tarımsal üretimde yaralar sarılmadı. Üstüne ürünler para etmedi, çiftçiye destek verilmedi. Şimdi zaten yüksek olan girdi maliyetleri katlanıyor. Mazotun 80 lirayı, gübrenin 35 bin lirayı aştığı yerde nasıl üretim yapılır? Traktörünü çalıştıramayan, tarlasına-bahçesine gübre atamayan çiftçi nasıl ekip diker, nasıl üretir? Hadi diyelim çiftçi yaptı, bu maliyetlerin yansıyacağı gıda ürünlerini halkımız nasıl tüketebilecek” ifadelerini kullandı.

Komisyona sunulan yasa teklifine tepki gösteren Barut, şunları kaydetti: "Yasalara, Anayasaya, ortak akla, bilimsel gerçeklere ve gerçek ihtiyaçlara aykırı, yasakçı, talancı, cezalandırıcı anlayışla hazırlanmış bir dizi teklifle karşı karşıyayız. Bunları normal görmek doğru değil. Biz dayatmayı kabul etmiyoruz. Türkiye'de iktidarın yanlışları üzerine onlarca yurttaşımız sahte içkiden hayatını kaybederken bu teklifle getirilen, alkollü içkilerin satışı, yasaklar ve cezalarla ilgili hususu kabul etmiyoruz. Sorunlara çare üretmesi gerekenlerin bahanelerle yaşam biçimine müdahalesini doğru bulmuyoruz. Yine alkollü içki firmalarıyla ilgili düzenlemeyi eksik buluyoruz. Hiçbir kamu yararı olmayan, sağlık politikalarına fayda sağlamayan, Türk sporuna, sanatına, tarımına ve sosyal dayanışmasına geri dönülmez zararlar verecek 'ticaret unvanı' ibaresinin kanun metninden çıkarılmasını istiyoruz. Veteriner Hekimlerle ilgili cezai ve idari düzenlemeler yapılırken ne Veteriner Hekimler Odasına ne Veteriner Hekimler Derneğine ne de konuyla ilgili mesleki ve akademik kurumlara danışılmamasına itiraz ediyoruz. Atatürk Orman Çiftliği içindeki özel işletmelere vergi affı getirilmesini sorguluyoruz. Tarım topraklarının korunması için mücadele ederken salt yasakçı ve cezalandırıcı zihniyetle hareket edilmesine karşı çıkıyor, tarımın, tarım topraklarının, meraların, ormanların, çiftçinin ve üretici köylülerin kanayan yaralarına çare bulunmasını talep ediyoruz. Ormanlarımızın maden, yatırım, kamu yararı gibi gerekçelerle talanına geçit vermiyoruz. Orman affı anlamına gelecek talanın önünde duruyoruz. Seçim yatırımı olarak 2-B düzenlemeleriyle varlıklarımızın, tarım alanları ve ormanlarımızın talanına izin vermiyoruz. Milli miras olan Atatürk Orman Çiftliği ve buraya ait alan ve varlıkların AKP döneminde adeta talan edilmesine rağmen göz boyama amaçlı adımlar atılmasına karşı duruyoruz. Kuraklık, iklim krizi, susuzluk ve yetersiz yağışlar eşliğinde suya dair kriz büyürken DSİ'nin bu sorunlara karşı ciddi altyapı yatırımlarına ağırlık vermemesini kabul etmiyoruz."

Kaynak: BÜLTEN

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.