Hakan Fidan'dan Suriye'de kritik mesajlar: SDG'nin İsrail ile koordinasyonu engel teşkil ediyor
Hakan Fidan'dan Suriye'de kritik mesajlar: SDG'nin İsrail ile koordinasyonu engel teşkil ediyor
Suriye'nin yeniden yapılanma sürecinde Şam'a tarihi bir ziyaret gerçekleştiren Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, terör örgütü PKK/YPG'nin uzantısı SDG'nin orduya entegrasyonunun önündeki en büyük engelin İsrail ile yürütülen koordinasyon olduğunu açıkladı.
Haber Giriş Tarihi: 22.12.2025 18:15
Haber Güncellenme Tarihi: 22.12.2025 18:15
Kaynak:
İHA
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye'deki temasları kapsamında Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile ortak bir basın toplantısı düzenledi. Suriye'nin özgürleştirilmesinin ardından Şam'a giden ilk dışişleri bakanı olduğunu hatırlatan Fidan, ziyaretin formatı ve içeriği hakkında detaylı bilgiler paylaştı.
3+3 FORMATI VE ZİYARETİN KAPSAMI
Ziyaretin diplomatik ve askeri kanatları içeren geniş bir heyetle yapıldığını belirten Bakan Fidan, görüşmelerin verimli geçtiğini şu sözlerle aktardı: "Tabi biz başka bir formatta geldik. 3+3 formatı dediğimiz, Milli Savunma Bakanımız ve İstihbarat Başkanımız da beraberimizdeydi. Sayın Yaşar Güler ve Sayın İbrahim Kalın beraberliğinde, Sayın Ahmed eş-Şara ve Esad Şeybani olmak üzere birçok arkadaşla çok verimli görüşmelerde bulunduk. Önemli konuları tartıştık. Bölgesel konular, ikili konular, Suriye'ye ait konular. Bunların hepsini teker teker stratejik iş birliğimize yakışır şekilde detaylı bir şekilde ele aldık. Türkiye olarak bizim Suriye'nin istikrarına verdiğimiz önemi biliyorsunuz."
SURİYE VE İSRAİL ARASINDAKİ GÖRÜŞMELER
Bölgesel istikrar açısından Suriye ile İsrail arasındaki müzakere süreçlerine de değinen Fidan, Türkiye'nin tutumunu şöyle ifade etti: "Bunun için elimizden gelen bütün yardımı, iş birliğini göstermeye her zaman hazırız. Cumhurbaşkanımız bu konuda özellikle çok hassas. Tartıştığımız konular arasında, özellikle bölgede şu anda Suriye ile İsrail arasında yürütülen müzakerelerin biz Türkiye olarak bir sonuca ulaşmasını bekliyoruz. Bu bölgenin istikrarı için, Suriye'nin istikrarı için fevkalade önemli. İsrail'in bölgede yayılmacı politikalar izleme yerine, bölge ülkeleriyle karşılıklı rızaya dayanan bir anlaşma ve anlayış birliğinin içinde olması, bölgenin de istikrarına, küresel güvenliğe katkı yapacak bir husus."
SDG İLE MÜZAKERELER VE ENTEGRASYON SÜRECİ
Terör örgütü PKK/YPG'nin Suriye uzantısı SDG ile Şam yönetimi arasındaki görüşmelere dair bir soruyu yanıtlayan Fidan, örgütün İsrail ile olan ilişkisinin sahadaki gerçekliği nasıl etkilediğini vurguladı.
Fidan, konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: "Biz burada yine aynı perspektifi savunuyoruz. SDG'nin Suriye yönetimine entegre olması bunu diyalog yoluyla, uzlaşma yoluyla, herkesin lehine olacak şekilde yapması ve Suriye'nin tarihinde hiç olmadığı kadar istikrar, bütünlük ve refaha kavuşmasının önünde engel olmaktan çıkması önemli. Bu konudaki konuları görüştük."
DAEŞ İLE MÜCADELE VE KOALİSYON
Uluslararası koalisyonun bir parçası olarak DAEŞ ile mücadelenin de masada olduğunu belirten Fidan, şu ifadeleri kullandı: "Diğer taraftan DAEŞ ile mücadele önemli. Bu konuda neler yapılıyor, neler yapabiliriz hep beraber, biliyorsunuz Suriye DAEŞ ile mücadeleyle uluslararası koalisyonunun artık bir üyesi ve bu konuda çok ciddi bir çaba ortaya koyuyorlar. Bu çabaların daha da ilerletilmesi, Türkiye olarak biz neler yapabiliriz hem koalisyonla beraber hem ikili hem de bölgesel diğer ortaklarımızla, bunların hepsini konuştuk."
EKONOMİ, MÜLTECİLER VE SEZAR YASASI
Toplantıda ticaret, mültecilerin geri dönüşü ve ABD'nin yaptırımları kaldırması gibi kritik başlıklar da ele alındı.
Bakan Fidan, ekonomik iş birliği ve Sezar Yasası'nın kaldırılmasına ilişkin şunları söyledi: "Tabii ki ele almamız gereken başta ticaret, mülteci kardeşlerimizin onurlu ve gönüllü bir şekilde geri dönüşü, lojistik, enerji bu konuları da detaylı ele alma imkanımız oldu. Suriye'de geçtiğimiz süreç içerisinde hem biz hem bütün dünya gördü ki Suriye yönetimi Sayın Ahmet eş-Şara yönetiminde gerçekten istikrarı sağlayan bütünlüğü de mümkün oldukça güçlendirmeye çalışan bir yönetim ortaya koydu. Tabii biz bu istikrardan hem güvenlik açısından memnunuz. Teröre zemin vermediği için hem de ticari ortamı geliştirmeye katkı yaptığı için fevkalade memnunuz. Bunun devam etmesi gerekiyor. Bu çerçevede Türkiye Suriye arasındaki sınır ticareti, bağlantısallık çünkü Suriye artık üzerinden de diğer ülkelere Türkiye'den ulaşım mümkün, tersi de mümkün; Suriye üzerinden Arap dünyasına Türkiye'ye ulaşım ve oradan Avrupa'ya ulaşım artık mümkün hale geldi. Bunu daha da işlevselleştirmek önemli. Türkiye'deki bazı sektörlerin Suriye'de daha sistemli ve yaygın iş yapması için başta tekstil olmak üzere neler yapılabilir onları konuştuk. Enerji konusundaki iş birliğimizi konuştuk. Buralarda özellikle bölgesel ekonomik ve ticari iş birliği açısından büyük fırsatlar olduğunun altını bir kez daha çizdik."
İSRAİL KOORDİNASYONU ENGEL TEŞKİL EDİYOR
SDG'nin sahadaki niyetine ve İsrail bağlantısına dair en net mesajı veren Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çok geniş kapsamlı bir görüşme oldu. Başta ikili ilişkiler olmak üzere bölgesel güvenlik ve Suriye’nin istikrarına yönelik tehditleri konuştuk. Suriye’nin istikrarı demek, Türkiye’nin istikrarı demek. Bu bizim için fevkalade önemli. SDG ile ilgili konuyu tabii ki masaya yatırdık. Değerli meslektaşımın da kendi izlenimleriyle ilgili ifade ettiği gibi maalesef, orada çok fazla ilerleme kaydetmeye niyetli olmadıklarını görüyoruz. Burada tabii bunun sebepleri üzerinde de konuştuk. Orada SDG’nin belirli faaliyetlerini İsrail ile koordinasyon içerisinde götürüyor olması gerçeği aslında Şam’la yürütülen görüşmelerde de şu anda büyük bir engel teşkil etmekte. Diğer taraftan son bir yılda gerçekten çok büyük ilerleme kaydedildi. Bunun için emeği geçen tüm kardeşlerimize ayrıca teşekkür etmek gerekiyor. İstikrar konusunda, güvenlik konusunda büyük bir ilerleme var. Sezar Yasası’nın da kalkmasıyla artık yatırımların buraya gelecek olması da büyük bir avantaj diye düşünüyoruz. Bu konuda tabii Amerikan yönetimine de başta Sayın Trump olmak üzere ayrıca teşekkürlerimizi iletmek gerekiyor. Sezar Yasası’nın kaldırılması bölge istikrarına yapılacak büyük bir katkı. Ben Suriye’deki kardeşlerimizin de bu fırsatı en iyi şekilde değerlendireceklerini düşünüyorum."
GAZZE BARIŞ PLANINDA İKİNCİ AŞAMA
ABD'de gerçekleştirilen Gazze toplantısına da değinen Fidan, barış planının ikinci aşaması için tarih verdi.
Fidan, Gazze süreciyle ilgili şunları kaydetti: "Hafta sonu Miami’de Gazze konulu toplantıya katıldık. Burada ara buluculuk rolünü, sorumluluğunu üstlenmiş dört ana devlet olarak bir araya geldik. ABD, Türkiye, Mısır ve Katar olarak Şarm el-Şeyh’ten bugüne kadar süreç nasıl gelişti, ne türden engellerle karşılaştık, karşılaştığımız krizlere ne türden çözümler getirebildik ya da getiremedik, bunları masaya yatırdık. Ve ikinci aşamaya geçişte neler olacak, neler bekleniyor, hassasiyetler neler onları detaylı bir şekilde görüştük. Burada özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde yer alan ki bu kararda yer alan birçok husus aslında barış planında da yer alan hususlardı, organların kendileri barış planında yer alan organlar, başta ‘Barış Kurulu’ olmak üzere bunlarla ilgili detaylı görüşmelerimiz oldu. ABD tarafı bu konuda yaptığı özellikle Gazze’nin yeniden imarı konusundaki ön proje çalışmalarını sundular. Onları dinledik. İlk reaksiyonlarımızı, fikirlerimizi verme imkanımız oldu. Daha sonra bu kurulların nasıl hayata geçirileceğine ilişkin fikir teatisinde bulunduk. Bizim beklentimiz önümüzdeki ayın, yeni yılın ilk haftalarından itibaren belki Sayın Trump’ın deklarasyonuyla ikinci aşamanın hemen başlaması. Tabii ki yönetimin Filistinlilerden müteşekkil bir yapıya devredilmesi şu anda birinci öncelikli bir konu."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Hakan Fidan'dan Suriye'de kritik mesajlar: SDG'nin İsrail ile koordinasyonu engel teşkil ediyor
Suriye'nin yeniden yapılanma sürecinde Şam'a tarihi bir ziyaret gerçekleştiren Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, terör örgütü PKK/YPG'nin uzantısı SDG'nin orduya entegrasyonunun önündeki en büyük engelin İsrail ile yürütülen koordinasyon olduğunu açıkladı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye'deki temasları kapsamında Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile ortak bir basın toplantısı düzenledi. Suriye'nin özgürleştirilmesinin ardından Şam'a giden ilk dışişleri bakanı olduğunu hatırlatan Fidan, ziyaretin formatı ve içeriği hakkında detaylı bilgiler paylaştı.
3+3 FORMATI VE ZİYARETİN KAPSAMI
Ziyaretin diplomatik ve askeri kanatları içeren geniş bir heyetle yapıldığını belirten Bakan Fidan, görüşmelerin verimli geçtiğini şu sözlerle aktardı: "Tabi biz başka bir formatta geldik. 3+3 formatı dediğimiz, Milli Savunma Bakanımız ve İstihbarat Başkanımız da beraberimizdeydi. Sayın Yaşar Güler ve Sayın İbrahim Kalın beraberliğinde, Sayın Ahmed eş-Şara ve Esad Şeybani olmak üzere birçok arkadaşla çok verimli görüşmelerde bulunduk. Önemli konuları tartıştık. Bölgesel konular, ikili konular, Suriye'ye ait konular. Bunların hepsini teker teker stratejik iş birliğimize yakışır şekilde detaylı bir şekilde ele aldık. Türkiye olarak bizim Suriye'nin istikrarına verdiğimiz önemi biliyorsunuz."
SURİYE VE İSRAİL ARASINDAKİ GÖRÜŞMELER
Bölgesel istikrar açısından Suriye ile İsrail arasındaki müzakere süreçlerine de değinen Fidan, Türkiye'nin tutumunu şöyle ifade etti: "Bunun için elimizden gelen bütün yardımı, iş birliğini göstermeye her zaman hazırız. Cumhurbaşkanımız bu konuda özellikle çok hassas. Tartıştığımız konular arasında, özellikle bölgede şu anda Suriye ile İsrail arasında yürütülen müzakerelerin biz Türkiye olarak bir sonuca ulaşmasını bekliyoruz. Bu bölgenin istikrarı için, Suriye'nin istikrarı için fevkalade önemli. İsrail'in bölgede yayılmacı politikalar izleme yerine, bölge ülkeleriyle karşılıklı rızaya dayanan bir anlaşma ve anlayış birliğinin içinde olması, bölgenin de istikrarına, küresel güvenliğe katkı yapacak bir husus."
SDG İLE MÜZAKERELER VE ENTEGRASYON SÜRECİ
Terör örgütü PKK/YPG'nin Suriye uzantısı SDG ile Şam yönetimi arasındaki görüşmelere dair bir soruyu yanıtlayan Fidan, örgütün İsrail ile olan ilişkisinin sahadaki gerçekliği nasıl etkilediğini vurguladı.
Fidan, konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: "Biz burada yine aynı perspektifi savunuyoruz. SDG'nin Suriye yönetimine entegre olması bunu diyalog yoluyla, uzlaşma yoluyla, herkesin lehine olacak şekilde yapması ve Suriye'nin tarihinde hiç olmadığı kadar istikrar, bütünlük ve refaha kavuşmasının önünde engel olmaktan çıkması önemli. Bu konudaki konuları görüştük."
DAEŞ İLE MÜCADELE VE KOALİSYON
Uluslararası koalisyonun bir parçası olarak DAEŞ ile mücadelenin de masada olduğunu belirten Fidan, şu ifadeleri kullandı: "Diğer taraftan DAEŞ ile mücadele önemli. Bu konuda neler yapılıyor, neler yapabiliriz hep beraber, biliyorsunuz Suriye DAEŞ ile mücadeleyle uluslararası koalisyonunun artık bir üyesi ve bu konuda çok ciddi bir çaba ortaya koyuyorlar. Bu çabaların daha da ilerletilmesi, Türkiye olarak biz neler yapabiliriz hem koalisyonla beraber hem ikili hem de bölgesel diğer ortaklarımızla, bunların hepsini konuştuk."
EKONOMİ, MÜLTECİLER VE SEZAR YASASI
Toplantıda ticaret, mültecilerin geri dönüşü ve ABD'nin yaptırımları kaldırması gibi kritik başlıklar da ele alındı.
Bakan Fidan, ekonomik iş birliği ve Sezar Yasası'nın kaldırılmasına ilişkin şunları söyledi: "Tabii ki ele almamız gereken başta ticaret, mülteci kardeşlerimizin onurlu ve gönüllü bir şekilde geri dönüşü, lojistik, enerji bu konuları da detaylı ele alma imkanımız oldu. Suriye'de geçtiğimiz süreç içerisinde hem biz hem bütün dünya gördü ki Suriye yönetimi Sayın Ahmet eş-Şara yönetiminde gerçekten istikrarı sağlayan bütünlüğü de mümkün oldukça güçlendirmeye çalışan bir yönetim ortaya koydu. Tabii biz bu istikrardan hem güvenlik açısından memnunuz. Teröre zemin vermediği için hem de ticari ortamı geliştirmeye katkı yaptığı için fevkalade memnunuz. Bunun devam etmesi gerekiyor. Bu çerçevede Türkiye Suriye arasındaki sınır ticareti, bağlantısallık çünkü Suriye artık üzerinden de diğer ülkelere Türkiye'den ulaşım mümkün, tersi de mümkün; Suriye üzerinden Arap dünyasına Türkiye'ye ulaşım ve oradan Avrupa'ya ulaşım artık mümkün hale geldi. Bunu daha da işlevselleştirmek önemli. Türkiye'deki bazı sektörlerin Suriye'de daha sistemli ve yaygın iş yapması için başta tekstil olmak üzere neler yapılabilir onları konuştuk. Enerji konusundaki iş birliğimizi konuştuk. Buralarda özellikle bölgesel ekonomik ve ticari iş birliği açısından büyük fırsatlar olduğunun altını bir kez daha çizdik."
İSRAİL KOORDİNASYONU ENGEL TEŞKİL EDİYOR
SDG'nin sahadaki niyetine ve İsrail bağlantısına dair en net mesajı veren Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çok geniş kapsamlı bir görüşme oldu. Başta ikili ilişkiler olmak üzere bölgesel güvenlik ve Suriye’nin istikrarına yönelik tehditleri konuştuk. Suriye’nin istikrarı demek, Türkiye’nin istikrarı demek. Bu bizim için fevkalade önemli. SDG ile ilgili konuyu tabii ki masaya yatırdık. Değerli meslektaşımın da kendi izlenimleriyle ilgili ifade ettiği gibi maalesef, orada çok fazla ilerleme kaydetmeye niyetli olmadıklarını görüyoruz. Burada tabii bunun sebepleri üzerinde de konuştuk. Orada SDG’nin belirli faaliyetlerini İsrail ile koordinasyon içerisinde götürüyor olması gerçeği aslında Şam’la yürütülen görüşmelerde de şu anda büyük bir engel teşkil etmekte. Diğer taraftan son bir yılda gerçekten çok büyük ilerleme kaydedildi. Bunun için emeği geçen tüm kardeşlerimize ayrıca teşekkür etmek gerekiyor. İstikrar konusunda, güvenlik konusunda büyük bir ilerleme var. Sezar Yasası’nın da kalkmasıyla artık yatırımların buraya gelecek olması da büyük bir avantaj diye düşünüyoruz. Bu konuda tabii Amerikan yönetimine de başta Sayın Trump olmak üzere ayrıca teşekkürlerimizi iletmek gerekiyor. Sezar Yasası’nın kaldırılması bölge istikrarına yapılacak büyük bir katkı. Ben Suriye’deki kardeşlerimizin de bu fırsatı en iyi şekilde değerlendireceklerini düşünüyorum."
GAZZE BARIŞ PLANINDA İKİNCİ AŞAMA
ABD'de gerçekleştirilen Gazze toplantısına da değinen Fidan, barış planının ikinci aşaması için tarih verdi.
Fidan, Gazze süreciyle ilgili şunları kaydetti: "Hafta sonu Miami’de Gazze konulu toplantıya katıldık. Burada ara buluculuk rolünü, sorumluluğunu üstlenmiş dört ana devlet olarak bir araya geldik. ABD, Türkiye, Mısır ve Katar olarak Şarm el-Şeyh’ten bugüne kadar süreç nasıl gelişti, ne türden engellerle karşılaştık, karşılaştığımız krizlere ne türden çözümler getirebildik ya da getiremedik, bunları masaya yatırdık. Ve ikinci aşamaya geçişte neler olacak, neler bekleniyor, hassasiyetler neler onları detaylı bir şekilde görüştük. Burada özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde yer alan ki bu kararda yer alan birçok husus aslında barış planında da yer alan hususlardı, organların kendileri barış planında yer alan organlar, başta ‘Barış Kurulu’ olmak üzere bunlarla ilgili detaylı görüşmelerimiz oldu. ABD tarafı bu konuda yaptığı özellikle Gazze’nin yeniden imarı konusundaki ön proje çalışmalarını sundular. Onları dinledik. İlk reaksiyonlarımızı, fikirlerimizi verme imkanımız oldu. Daha sonra bu kurulların nasıl hayata geçirileceğine ilişkin fikir teatisinde bulunduk. Bizim beklentimiz önümüzdeki ayın, yeni yılın ilk haftalarından itibaren belki Sayın Trump’ın deklarasyonuyla ikinci aşamanın hemen başlaması. Tabii ki yönetimin Filistinlilerden müteşekkil bir yapıya devredilmesi şu anda birinci öncelikli bir konu."
Kaynak: İHA