#Humus

İLKHABER-Gazetesi - Humus haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Humus haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Humus’ta cami patlaması: Can kaybı 8’e yükseldi Haber

Humus’ta cami patlaması: Can kaybı 8’e yükseldi

Suriye'nin Humus şehrindeki Vadi Ez-Zeheb Mahallesi'nde bulunan İmam Ali bin Ebu Talib Camii, kanlı bir saldırıya sahne oldu. Bölgede şok etkisi yaratan patlamanın ardından hastanelere kaldırılan yaralılardan acı haberler gelmeye devam ediyor. CAN KAYBI VE YARALI SAYISINDA SON DURUM Suriye Sağlık Bakanlığı Ambulans ve Acil Servis Direktörü Najib al-Naasan, saldırının bilançosuna ilişkin güncel verileri paylaştı. Al-Naasan yaptığı açıklamada, patlamada can kaybının 8'e yükseldiğini, 18 kişinin ise tedavisinin devam ettiğini aktardı. Patlama sonrası bölgedeki güvenlik önlemleri sıkılaştırıldı. PATLAYICI DÜZENEK TESPİT EDİLDİ Saldırının nasıl gerçekleştirildiğine dair ilk bulgular da ortaya çıktı. Suriye resmi haber ajansı SANA'ya konuşan bir güvenlik kaynağı, olayın detaylarına ilişkin bilgi verdi. Kaynak, yapılan incelemeler sonucunda, "İlk incelemelere göre patlama, caminin içine yerleştirilen patlayıcı düzeneklerden kaynaklandı" ifadelerini kullandı. Olayla ilgili başlatılan geniş çaplı soruşturmanın sürdüğü bildirildi. SURİYE DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI'NDAN SERT KINAMA Saldırının ardından Suriye Dışişleri Bakanlığı yazılı bir açıklama yayımlayarak olayı "korkakça bir suç eylemi" olarak nitelendirdi. Bakanlık açıklamasında, "Suriye Arap Cumhuriyeti, Humus kentindeki bir camiyi Cuma namazı sırasında hedef alan ve çok sayıda masum sivilin hayatını kaybetmesine yol açan terör eylemini en sert ifadelerle kınamaktadır. Bu saldırı, insani ve ahlaki değerlere açık bir saldırı teşkil etmektedir" ifadelerine yer verildi. TERÖRLE MÜCADELE VURGUSU Bakanlık, saldırının Suriye halkı arasında güvenliği sarsmayı ve kaos yaymayı amaçladığını belirterek, devletin terörle mücadeledeki kararlılığının sürdüğünü vurguladı. Açıklamada, "Bu tür suçlar, Suriye devletini güvenliği tesis etme ve vatandaşları koruma çabalarından alıkoyamayacaktır. Suça karışanlar hesap verecektir" denildi. Bakanlık ayrıca hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı, yaralılara acil şifalar diledi.

Suriye'de annenin öldüğü zehirlenme olayında baba ve oğluna Türkiye yardım eli uzattı Haber

Suriye'de annenin öldüğü zehirlenme olayında baba ve oğluna Türkiye yardım eli uzattı

Suriye'de yedikleri son kullanma tarihi geçmiş humus konservesinden zehirlenmeleri nedeniyle ölen kadının tedavi için Adana'daki hastaneye götürülen oğlu taburcu edildi, eşi ise hayati tehlikeyi atlattı. İdlib kentinde 15 Aralık'ta marketten aldıkları son kullanma tarihi 1 yıl geçmiş humus konservesini yiyen anne Maha (37), baba Muhammed (48) ve oğlu Abdullah Numra (18) rahatsızlandı. Olaydan yaklaşık 12 saat sonra annenin evde hayatını kaybetmesi üzerine baba ve oğlu, Suriyeli yetkililerin girişimiyle 16 Aralık'ta ambulansla Cilvegözü Sınır Kapısı'ndan Hatay'daki Reyhanlı Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Buradaki ilk müdahalelerin ardından baba ve oğlu, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'ne sevk edildi. Yoğun bakımda tedavi gören genç, sağlık durumunun iyileşmesiyle taburcu edildi, hayati tehlikeyi atlatan babasının ise kontrolleri sürüyor. "KATI BESİN ALACAK DURUMA GELDİĞİNDE BABAYI DA TABURCU EDECEĞİZ" Acil Tıp Ana Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Oğuz Tuğcan, hastaneye getirildiklerinde Abdullah Numra'nın zehirlenmenin etkisiyle yutma güçlü yaşadığını, babasının da entübe halde olduğunu söyledi. Babanın tedavisinin sürdüğünü dile getiren Tuğcan, şöyle konuştu: "Çocuk hasta ilk geldiğinde biraz daha iyiydi. Ona da antidot tedavisini verdik. Sonra da nöroloji yoğun bakımına yatırdık ve orada 1 hafta tedavi gördü. Durumunun iyileşmesiyle de taburcu ettik. Babanın da iki gün önce genel durumu iyileşti ve bilinci açıldı. Baba sıvı alımına başladı ama hala zorlanması mevcut. Bir süre daha damardan ve ağızdan tedavi devam edecek. Katı besin alacak duruma geldiğinde babayı da taburcu edeceğiz." "TARİHİ GEÇEN KONSERVELERDE TOKSİN OLUŞUMU GÖZLENİR" Tuğcan, konserve gıdaların üretim ve saklama koşulları sürecinin doğru yürütülmesinin önem taşıdığını vurgulayarak, "Özellikle son kullanma tarihi geçen konservelerin içerisinde toksin oluşumu gözlenir. Clostridium botulinum toksini kasları geçici olarak felç ediyor. Hastalarımız bir haftalık süreçte erken antidot tedavisinden fayda gördüler. Biraz daha geç kalsalardı solunum yetmezliği daha uzun sürebilirdi." ifadeleri kullanıldı. Tuğcan, konserve zehirlenmelerinde yutma güçlüğü, çift görme, göz kapağı düşüklüğü ve nefes darlığı gibi belirtiler görüldüğünü belirtti. Konservelerin nemli ve sıcak ortamlarda paslanacağını bu nedenle oda sıcaklığında saklanması gerektiğini ifade eden Tuğcan, "Normalde konservelerde negatif basınç olması gerekir ve kapak aşağı doğru iner. Eğer kapakta dışarı doğru şişlik varsa içeride pozitif basınç ve bakteriyel üremeyle beraber toksin üretimi olduğunu gösterir. Bu tür durumlarda çok az dozda tüketilmesi bile ölümcül olabiliyor." diye konuştu. "BİR LOKMA YEDİK VE ZEHİRLENDİK" Abdullah Numra da konservenin son kullanma tarihinin 1 yıl geçmiş olduğunu fark ettiklerini belirterek, şunları anlattı: "Babam tarihi geçmiş iki humus konservesi aldı. Bir lokma yedik ve zehirlendik. Annem gece fenalaştı ve kusmaya başladı. Sabah annemi kaybettik. Sağ olsun doktorlar sayesinde iyileştim, babam da tedavi görüyor. Hata yaptık ve bunun bedelini annem hayatıyla ödedi." Baba Muhammed Numra ise Türkiye'nin yardımıyla tedaviye ulaştıklarını dile getirdi. Doktor ve hemşirelere teşekkür eden Numra, yaşadıkları olayın kendilerine ders olduğunu, bundan sonra tedbirli davranacaklarını kaydetti.

Bakır cara, tahta tokmak ve Antakya’nın efsane tatları Haber

Bakır cara, tahta tokmak ve Antakya’nın efsane tatları

UNESCO tarafından “Dünyanın 26. Gastronomi Şehri” ilan edilen Antakya, sadece tarihi ve kültürüyle değil, mutfağıyla da öne çıkıyor. Şehrin vazgeçilmez damak çatlatan lezzetleri arasında yer alan soğuk mezelerden humus ve bakla da 4 kuşaktır Çayırcı ailesinin ellerinde hayat buluyor. Bu eşsiz lezzetin hikâyesi 1953 yılında merhum Muharrem Çayırcı ile başladı. Ardından merhum Halef Çayırcı ve oğulları, bu mirası devralarak humusu adeta zirveye taşıdı. Bugün ise dördüncü kuşak temsilcisi Halef Çayırcı, geleneği sürdürüyor. Halef Usta, Palladium AVM yanında açılan Yeni Uzun Çarşı’daki şubesiyle Antakya lezzetlerini hem şehrin hem de Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırıyor. Baba Hasan Çayırcı ile birlikte Semerciler Çarşısı’nda ve Yeni Uzun Çarşı’da olmak üzere iki şube ile hizmet veren Halef usta, humus ve bakla lezzetiyle damaklarda unutulmaz tatlar bırakıyor. Orijinal lezzet Çayırcı, aile geleneğini ve ürün kalitesini korumanın kendileri için öncelik olduğunu vurguluyor. “Çayırcı humusu bir markadır” diyen Halef Çayırcı, “Bunu aile büyüklerimize borçluyuz. Onların asla kalitesinden taviz vermediği humus ve bakla lezzetini bozmadan müşterilerimize sunmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Humusu, klasik servisin yanı sıra çam fıstıklı, cevizli, yumurtalı, nohutlu ve kavurmalı olarak, Antakya’nın orijinal tereyağıyla hazırlıyoruz. Baklayı ise aile geleneğine sadık kalarak, yörede cara olarak isimlendirilen bakır testi ve tahta tokmak kullanarak dış kabuklarından ayıklıyor ve çarşı hamamlarının külhanlarında 24 saat boyunca pişiriyoruz. Ardından tahin, limon tuzu, zeytinyağı ve sarımsak ile yine tahta tokmaklar yardımıyla döverek servise hazırlıyoruz. Sunum ise geleneksel bakır sahanlarda yapılıyor” dedi. Halef Çayırcı, hijyen koşullarına verdikleri önemi de vurgulayarak hem porsiyon hem de kilo ile satış yaptıklarını, Türkiye’nin dört bir yanına kargo ile gönderim sağladıklarını kaydetti.

Ramazan’da iftar sofralarının yıldızı, Antakya’nın eşsiz humusu Haber

Ramazan’da iftar sofralarının yıldızı, Antakya’nın eşsiz humusu

Ramazan ayında iftar sofralarını süsleyen lezzetlerin başında gelen humus, Hatay mutfağının en özel tatlarından biri olarak ön plana çıkıyor. Doğal malzemelerle hazırlanan bu besleyici meze, hem hafifliği hem de doyurucu özelliği ile oruç sonrası vücudun ihtiyacı olan enerjiyi sağlıyor. İftar saatlerinde humus keyfini en iyi şekilde yaşamak isteyenler, dört kuşaktır bu eşsiz lezzeti sunan Çayırcı Hasan Usta’nın kapısını çalıyor. Geleneksel tariflere sadık kalarak hazırladığı humuslarıyla ün kazanan Hasan Usta, Ramazan ayında da yoğun ilgi görüyor. Antakya’nın orijinal humus lezzeti Aileden gelen bir miras olarak gördüğü humus yapımını büyük bir titizlikle sürdüren Hasan Usta, bu lezzetin sırrını şöyle anlatıyor: "Humus bizim işimiz. Dedemiz merhum Muharrem Çayırcı’dan babamıza, oradan da bize geçen bu özel tarif, kalitesinden hiçbir zaman ödün vermeden günümüze ulaştı. En önemli nokta, malzeme seçimi ve kıvamdır. Yılın her günü müşterilerimize en iyi humusu sunmak için özenle çalışıyoruz." Ramazan ayında iftar sofralarını lezzetle buluşturmak isteyen herkesi işletmesine davet eden Çayırcı Hasan Usta, tüm misafirlerine hayırlı ve bereketli bir Ramazan dileyerek, humus severleri bu eşsiz tatla buluşmaya çağırıyor. Tereyağı lezzete lezzet katıyor Çayırcı Hasan Usta, geleneksel humusun yanı sıra farklı tatlar arayanlara da özel alternatifler sunuyor. Çam fıstıklı, cevizli, yumurtalı, nohutlu ve kavurmalı çeşitleriyle humusu farklı bir boyuta taşıyan ustanın en önemli dokunuşu ise orijinal Antakya tereyağı ile yaptığı servis.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.