Adana'da yaz mevsimi kendini iyiden iyiye hissettirmeye başladı. Termometreler her geçen gün biraz daha yükselirken özellikle çocuklar ve gençler serinlemek için çareyi sulama kanallarında arıyor.
Ancak her yıl aynı acı tabloyla karşılaşıyoruz. Serinlemek için girilen sulama kanalları maalesef birçok aileye tarifsiz acılar yaşatıyor.
Sulama kanalları yüzme havuzu değildir. Dışarıdan sakin görünen suların altında güçlü akıntılar bulunuyor.
Bir anlık dikkatsizlik, bir ayağın kayması ya da akıntıya kapılmak geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabiliyor.
Her yaz gazetelerde "Sulama kanalına giren genç boğuldu", "Arkadaşını kurtarmak isterken can verdi", "Ailenin yüreği yandı" başlıklı haberleri görmekten yorulduk.
Özellikle okul tatilinin başlamasına sayılı günler kala anne ve babalara büyük görev düşüyor. Ç
ocuklarımızı bu konuda mutlaka uyarmalıyız. "Bir şey olmaz" düşüncesi bazen en büyük hataların başlangıcı olabiliyor.
Gençler de arkadaşlarının etkisiyle tehlikeli davranışlara yönelmemeli. Birkaç dakikalık serinlik uğruna hayatlarını riske atmamalılar.
Yetkililer her yıl uyarılar yapıyor, kanalların çevresine tabelalar yerleştiriliyor. Ancak alınacak en önemli tedbir, toplum olarak bilinçlenmekten geçiyor.
Çünkü boğulma vakalarının ardından geriye sadece gözyaşı, pişmanlık ve yarım kalan hayatlar kalıyor.
Adana'nın sıcakları elbette zorlayıcı. Ancak serinlemek için tercih edilecek yer sulama kanalları olmamalı.
Güvenli yüzme alanları kullanılmalı, çocuklar mutlaka gözetim altında tutulmalı.
Bu yaz bir annenin daha evladına, bir babanın daha çocuğuna ağıt yakmaması için hep birlikte dikkatli olalım.
Sulama kanalları oyun alanı değil, ciddi bir tehlikedir. Yazın tadı acıya dönüşmesin, aileler üzülmesin, ocaklara ateş düşmesin.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Serinlik ararken felakete koşmayalım
Bülent Koçmekan
Adana'da yaz mevsimi kendini iyiden iyiye hissettirmeye başladı. Termometreler her geçen gün biraz daha yükselirken özellikle çocuklar ve gençler serinlemek için çareyi sulama kanallarında arıyor.
Ancak her yıl aynı acı tabloyla karşılaşıyoruz. Serinlemek için girilen sulama kanalları maalesef birçok aileye tarifsiz acılar yaşatıyor.
Sulama kanalları yüzme havuzu değildir. Dışarıdan sakin görünen suların altında güçlü akıntılar bulunuyor.
Bir anlık dikkatsizlik, bir ayağın kayması ya da akıntıya kapılmak geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabiliyor.
Her yaz gazetelerde "Sulama kanalına giren genç boğuldu", "Arkadaşını kurtarmak isterken can verdi", "Ailenin yüreği yandı" başlıklı haberleri görmekten yorulduk.
Özellikle okul tatilinin başlamasına sayılı günler kala anne ve babalara büyük görev düşüyor. Ç
ocuklarımızı bu konuda mutlaka uyarmalıyız. "Bir şey olmaz" düşüncesi bazen en büyük hataların başlangıcı olabiliyor.
Gençler de arkadaşlarının etkisiyle tehlikeli davranışlara yönelmemeli. Birkaç dakikalık serinlik uğruna hayatlarını riske atmamalılar.
Yetkililer her yıl uyarılar yapıyor, kanalların çevresine tabelalar yerleştiriliyor. Ancak alınacak en önemli tedbir, toplum olarak bilinçlenmekten geçiyor.
Çünkü boğulma vakalarının ardından geriye sadece gözyaşı, pişmanlık ve yarım kalan hayatlar kalıyor.
Adana'nın sıcakları elbette zorlayıcı. Ancak serinlemek için tercih edilecek yer sulama kanalları olmamalı.
Güvenli yüzme alanları kullanılmalı, çocuklar mutlaka gözetim altında tutulmalı.
Bu yaz bir annenin daha evladına, bir babanın daha çocuğuna ağıt yakmaması için hep birlikte dikkatli olalım.
Sulama kanalları oyun alanı değil, ciddi bir tehlikedir. Yazın tadı acıya dönüşmesin, aileler üzülmesin, ocaklara ateş düşmesin.
Çünkü bir canın telafisi yok.