Makinelere inat, emeğe sadakat: Demirciliğin son ustaları
Makinelere inat, emeğe sadakat: Demirciliğin son ustaları
Teknolojinin hızla ilerlemesiyle birlikte birçok geleneksel meslek yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalırken, el emeğine dayalı demircilik de zamana karşı verilen zorlu bir mücadeleyle sürüyor. Türkiye’nin pek çok kentinde ocaklar bir bir sönerken, Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde sanayi sitesinde de birkaç usta da mesleği ayakta tutmaya çalışıyor.
Haber Giriş Tarihi: 22.01.2026 10:43
Haber Güncellenme Tarihi: 22.01.2026 10:51
Muhabir:
ALİ GÜRELİ
Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte birçok geleneksel meslek tarihin tozlu raflarına kaldırılırken, demircilik de yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan zanaatlar arasında yer aldı. Bir zamanlar her mahallede bu mesleği icra eden ustaların sayısı her geçen gün azaldı.
Üretimlerin makineleşmesi, hazır ve seri üretim ürünlerin piyasaya hâkim olması demircilik mesleğinin eski önemini yitirmesine neden oldu. Kapı, pencere, tarım aletleri ve günlük kullanım eşyalarının fabrikalarda kısa sürede üretilmesi, el emeğine dayalı demir işçiliğini geri plana itti. Bu durum, mesleğin yeni kuşaklar tarafından tercih edilmemesine de yol açtı.
Ancak tüm zorluklara rağmen, bazı ustalar mesleklerine tutunmaya devam ediyor. Hatay’ın Kırıkhan ilçesindeki Sanayi Sitesi'nde bulunan işyerini ayakta tutan Bostan Gövleri, demirciliğin son temsilcilerinden biri olarak dikkat çekiyor. Yıllardır aynı ocakta demiri ateşle buluşturan Gövleri, hem geçimini sağlamaya hem de mesleğini yaşatmaya çalışıyor.
Gelişen teknolojiye rağmen demirciliğin tamamen yok olmayacağını savunan Bostan Gövleri, el işçiliğinin hâlâ değer gördüğünü belirtiyor. Seri üretimin her ihtiyaca cevap veremediğini vurgulayan Gövleri, özel ölçü ve dayanıklılık gerektiren işlerde demirciliğin vazgeçilmez olduğunu ifade ediyor.
DEMİRCİLİĞİN SON TEMSİLCİLERİ
Demircilik mesleği bugün sona yaklaşmış gibi görünse de Kırıkhan’daki küçük atölyesinde ocağını yardımcısıyla yakmaya devam eden Gövleri, bu kadim zanaatın tamamen unutulmaması için mücadele veriyor. Ateşin başında şekillenen demirler, aynı zamanda bir mesleğin son direnişini de simgeliyor.
Bostan Gövleri, “Eskiden sanayi sitelerinde demir sesleri eksik olmazdı, şimdi sayılı dükkân kaldı. Teknoloji ilerledi, makineler çoğaldı ama bizim yaptığımız iş hâlâ emek istiyor. Hazır yapılan her şey sağlam olmuyor. Biz demire şekil verirken tecrübemizi de katıyoruz. Kolay değil, kazancı da eskiye göre az ama bu meslek bizim ekmeğimiz, alın terimiz. Sonuna kadar direnip demirciliği ayakta tutmaya çalışıyoruz” dedi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Makinelere inat, emeğe sadakat: Demirciliğin son ustaları
Teknolojinin hızla ilerlemesiyle birlikte birçok geleneksel meslek yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalırken, el emeğine dayalı demircilik de zamana karşı verilen zorlu bir mücadeleyle sürüyor. Türkiye’nin pek çok kentinde ocaklar bir bir sönerken, Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde sanayi sitesinde de birkaç usta da mesleği ayakta tutmaya çalışıyor.
Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte birçok geleneksel meslek tarihin tozlu raflarına kaldırılırken, demircilik de yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan zanaatlar arasında yer aldı. Bir zamanlar her mahallede bu mesleği icra eden ustaların sayısı her geçen gün azaldı.
Üretimlerin makineleşmesi, hazır ve seri üretim ürünlerin piyasaya hâkim olması demircilik mesleğinin eski önemini yitirmesine neden oldu. Kapı, pencere, tarım aletleri ve günlük kullanım eşyalarının fabrikalarda kısa sürede üretilmesi, el emeğine dayalı demir işçiliğini geri plana itti. Bu durum, mesleğin yeni kuşaklar tarafından tercih edilmemesine de yol açtı.
Ancak tüm zorluklara rağmen, bazı ustalar mesleklerine tutunmaya devam ediyor. Hatay’ın Kırıkhan ilçesindeki Sanayi Sitesi'nde bulunan işyerini ayakta tutan Bostan Gövleri, demirciliğin son temsilcilerinden biri olarak dikkat çekiyor. Yıllardır aynı ocakta demiri ateşle buluşturan Gövleri, hem geçimini sağlamaya hem de mesleğini yaşatmaya çalışıyor.
Gelişen teknolojiye rağmen demirciliğin tamamen yok olmayacağını savunan Bostan Gövleri, el işçiliğinin hâlâ değer gördüğünü belirtiyor. Seri üretimin her ihtiyaca cevap veremediğini vurgulayan Gövleri, özel ölçü ve dayanıklılık gerektiren işlerde demirciliğin vazgeçilmez olduğunu ifade ediyor.
DEMİRCİLİĞİN SON TEMSİLCİLERİ
Demircilik mesleği bugün sona yaklaşmış gibi görünse de Kırıkhan’daki küçük atölyesinde ocağını yardımcısıyla yakmaya devam eden Gövleri, bu kadim zanaatın tamamen unutulmaması için mücadele veriyor. Ateşin başında şekillenen demirler, aynı zamanda bir mesleğin son direnişini de simgeliyor.
Bostan Gövleri, “Eskiden sanayi sitelerinde demir sesleri eksik olmazdı, şimdi sayılı dükkân kaldı. Teknoloji ilerledi, makineler çoğaldı ama bizim yaptığımız iş hâlâ emek istiyor. Hazır yapılan her şey sağlam olmuyor. Biz demire şekil verirken tecrübemizi de katıyoruz. Kolay değil, kazancı da eskiye göre az ama bu meslek bizim ekmeğimiz, alın terimiz. Sonuna kadar direnip demirciliği ayakta tutmaya çalışıyoruz” dedi.
Kaynak: ALİ GÜRELİ